Kordon’da yürürken denizin kokusu saçlarıma sinmişti. Hafif bir rüzgar… ama öyle sert değil, daha çok “gel biraz daha oyalan burada” diyen cinsten. İnsan bazen kendini izler ya dışarıdan, ben de o an öyleydim. Topuk seslerim kaldırıma vurdukça, sanki şehir beni dinliyordu.
Trans olmak… İzmir’de biraz daha başka yaşanıyor. Daha serbest, daha “ben buyum” diyebildiğin bir yer. Ama yine de her bakışın içinde küçük bir merak, bazen bir hayranlık, bazen de anlamlandıramadığın bir şey oluyor. O akşam da öyleydi. Yanımdan geçen biri dönüp bir daha baktı… o bakışın ne olduğunu çözemedim ama hissettim.
Alsancak sokaklarına saptım. Işıklar, kahkahalar, müzik… Herkes bir şeylerin peşinde. Ben? Ben biraz kendimin peşindeydim galiba. Bir kafeye oturdum, kahvemi söyledim. Camdan dışarıyı izlerken içimde garip bir kıpırtı vardı. Ne tam huzur, ne tam huzursuzluk… arada bir şey.
Bazen insan sadece görülmek ister. Ama öyle herkes gibi değil. Gerçekten, olduğu haliyle. O akşam ben tam da öyle hissediyordum. Kimseyle konuşmadan, kimseye bir şey anlatmadan… sadece var olmak.
İzmir böyle bir yer işte. Seni rahat bırakır gibi yapar ama aslında içine işler. Gecenin sonunda eve dönerken fark ettim… ben sadece bir gün yaşamamıştım. Kendimle biraz daha tanışmıştım.
Ve garip olan şu… ertesi gün yine aynı sokaklardan geçmek istedim. Çünkü bazı şehirler insanı bırakmaz. İzmir de onlardan biri.
İç Gıcıklayıcı Tarzıyla Trans Elan’ın İzmir Günlüğü: Şehir, Stil ve Kendini Var Etme Üzerine Uzun Bir Röportaj
İzmir’in kendine has bir ritmi var. Biraz deniz kokusu, biraz sokak sesi, biraz da insanın içini kıpır kıpır eden o özgür hava…
Bu röportajda, zarif duruşu, dikkat çeken tarzı ve kendine güvenen tavrıyla öne çıkan Trans Elan ile İzmir’i, günlük yaşamı, stilini
ve kendini ifade etme biçimini konuştuk.
“İzmir bana kendim olmayı hatırlatıyor”
Soru: Elan, seni İzmir’de tanıyanlar genelde enerjinden ve tarzından bahsediyor. İzmir senin için nasıl bir şehir?
Elan: İzmir benim için sadece yaşanılan bir şehir değil, insanın ruhuna iyi gelen bir yer. Burada sabah başka, akşam başka güzel.
Kordon’da yürürken denizin kokusu bile insana “rahatla, kendin ol” diyor sanki. Ben İzmir’de daha özgür hissediyorum. İnsan bazen kalabalığın
içinde bile kendini yalnız hisseder ya, İzmir’de o duygu biraz daha hafifliyor. Çünkü şehir seni sıkıştırmıyor, sana alan açıyor.
“Tarzımda biraz zarafet, biraz cesaret var”
Soru: Başlıkta da geçen “iç gıcıklayıcı tarz” ifadesi aslında dikkat çekici. Sen kendi tarzını nasıl tanımlarsın?
Elan: Ben tarzımı tek kelimeyle anlatamam. Çünkü bazen sade olmayı seviyorum, bazen de bulunduğum ortama girer girmez fark edilmek
hoşuma gidiyor. İç gıcıklayıcı derken ben bunu ucuz bir dikkat çekme çabası gibi görmüyorum. Daha çok bakış, duruş, yürüyüş, konuşma ve özgüvenle
ilgili bir şey. Bir insan çok abartmadan da etkileyici olabilir. Bence asıl mesele ne giydiğin değil, onu nasıl taşıdığın.
Alsancak, Kordon ve İzmir akşamları
Soru: İzmir günlüğünde en çok hangi semtlerin yeri var?
Elan: Alsancak benim için ayrı bir yerde. Orada insan kendini şehrin kalbinde hissediyor. Kordon zaten başlı başına bir duygu.
Bazen hiçbir plan yapmadan çıkıyorum; biraz yürüyorum, bir kahve içiyorum, insanları izliyorum. İzmir akşamları bana ilham veriyor.
Sokaklarda bir telaş var ama Ankara ya da İstanbul’daki gibi yorucu değil. Daha sıcak, daha akışkan bir hayat var burada.
“Bazen en güzel anlar, plansız yürüyüşlerde karşına çıkar. İzmir bana bunu çok öğretti.”
“Trans olmak benim için saklanmak değil, kendimi tamamlamak”
Soru: Trans kimliğinle İzmir’de var olmak sana ne hissettiriyor?
Elan: Trans olmak benim için saklanmak ya da bir kalıba girmek değil. Tam tersine, kendimi tamamlamak gibi. Elbette her şey kolay değil.
Bazen bakışlar, bazen önyargılar, bazen de insanların gereksiz merakı yorabiliyor. Ama ben kendimi gizleyerek yaşamak istemiyorum.
İzmir bu anlamda bana daha yumuşak bir zemin sunuyor. Herkes çok anlayışlı mı? Hayır. Ama yine de burada nefes almak daha kolay.
Güzellik anlayışı: “Bakımlı olmak önce kendine saygı”
Soru: Bakım ve güzellik senin hayatında nasıl bir yere sahip?
Elan: Bakımlı olmak benim için başkalarına güzel görünmekten önce kendime verdiğim değerin bir parçası. Saçım, cildim, kokum, kıyafetim…
Bunların hepsi benim ruh hâlimi de etkiliyor. İnsan aynaya baktığında kendini iyi hissediyorsa günün enerjisi değişiyor. Ben çok ağır makyajdan ziyade
yüzü ortaya çıkaran, zarif ama etkili detayları seviyorum. Parfüm de benim için çok önemli. Bir insanın kokusu bazen sözlerinden önce hatırlanır.
“İnsanların beni sadece dış görünüşümle değerlendirmesini istemem”
Soru: Dikkat çeken biri olmak bazen yorucu oluyor mu?
Elan: Evet, oluyor. Çünkü insanlar bazen sadece dışarıdan gördüğüyle karar veriyor. Oysa herkesin içinde başka bir dünya var.
Ben neşeli görünebilirim ama benim de kırıldığım, düşündüğüm, sessizleştiğim zamanlar var. Dış görünüş bir kapı açabilir ama insanı tanımak için
biraz daha derine bakmak gerekir. Benim en çok istediğim şeylerden biri de bu: sadece görüntümle değil, duruşumla, düşüncelerimle ve hayatla kurduğum
bağla anlaşılmak.
İzmir’de bir gün nasıl geçiyor?
Soru: Elan’ın klasik bir İzmir günü nasıl başlar?
Elan: Genelde güne sakin başlamayı severim. Hemen telefona sarılmak yerine biraz kendime zaman ayırırım. Kahvemi içerim, müzik açarım,
o gün nasıl hissettiğimi anlamaya çalışırım. Sonra işler, hazırlıklar, bazen kısa bir yürüyüş… Akşamüstü İzmir daha güzel olur. Güneş biraz yumuşar,
sokaklar hareketlenir. Ben de o saatleri severim. Çünkü şehir o zaman daha canlı ama daha romantik olur.
“Özgüven, sessiz bile dursa fark edilir”
Soru: Sende özgüven çok belirgin. Bu doğuştan mı geliyor, zamanla mı oluştu?
Elan: Kesinlikle zamanla oluştu. İnsan bazı şeyleri yaşayarak öğreniyor. Eskiden daha fazla onay beklerdim. Birinin güzel demesi,
beğenmesi, fark etmesi önemli gelirdi. Şimdi ise kendimi ben onaylıyorum. Bu çok daha güçlü bir duygu. Özgüven bağırmak değildir. Bazen sessizce
bir yere girersin ve insanlar yine de seni fark eder. Çünkü sen kendinden eminsindir.
Aşk, arkadaşlık ve samimiyet üzerine
Soru: İnsan ilişkilerinde seni en çok ne etkiler?
Elan: Samimiyet. Ben yapmacık tavırlardan çok çabuk uzaklaşırım. Bir insanın ne söylediğinden çok nasıl söylediğine bakarım.
Göz teması, ses tonu, küçük bir nezaket… Bunlar bana çok şey anlatır. Aşk konusunda da aceleci değilim. Çünkü insanın kalbine dokunmak,
sadece güzel sözlerle olmuyor. Güven lazım, saygı lazım, biraz da gerçeklik lazım.
“Trans kadınların hikâyeleri sadece acıdan ibaret değil”
Soru: Trans kadınlar hakkında toplumda hâlâ çok kalıplaşmış düşünceler var. Buna dair ne söylemek istersin?
Elan: En çok buna üzülüyorum. Çünkü trans kadınların hikâyeleri sadece acıdan, mücadeleden ya da dışlanmadan ibaret değil.
Evet, zorluklar var. Ama biz aynı zamanda gülen, seven, çalışan, hayal kuran, kahve içen, alışveriş yapan, müzik dinleyen, hayatı seven insanlarız.
Bizi tek bir kalıba sıkıştırmak çok haksız. Ben hayatımın sadece zor yanlarıyla değil, güzel yanlarıyla da görünmek istiyorum.
İzmir’in Elan’a öğrettikleri
Soru: İzmir sana en çok ne öğretti?
Elan: Acele etmemeyi öğretti. Kendimi başkalarına kanıtlamak zorunda olmadığımı öğretti. Biraz daha hafif yaşamayı, bazı şeyleri
akışına bırakmayı öğretti. İzmir’de insan bazen bir sahil kenarında oturup hiçbir şey yapmadan da iyi hissedebiliyor. Bu çok kıymetli.
Çünkü hayat zaten yeterince gürültülü.
Gelecek planları
Soru: Önümüzdeki dönem için hayallerin neler?
Elan: Kendimi daha görünür, daha güçlü ve daha huzurlu hissettiğim bir hayat istiyorum. Belki daha fazla içerik üretmek,
belki kendi tarzımı anlatan küçük projeler yapmak… Ama en önemlisi, içimdeki sesi kaybetmeden ilerlemek. İnsan bazen çok şey planlıyor ama hayat
kendi yolunu çiziyor. Ben de o yolda zarafetimi ve neşemi kaybetmeden yürümek istiyorum.
Son söz: “Kendin olmaktan utanma”
Soru: Bu röportajı okuyanlara son olarak ne söylemek istersin?
Elan: Kendin olmaktan utanma. İnsanların ne düşündüğü elbette bazen can yakıyor ama hayatı onların gözünden yaşayamazsın.
Kendini sevmenin yolu bazen uzun oluyor, kabul. Ama bir gün aynaya bakıp “Ben buyum ve böyle iyiyim” dediğinde her şey değişiyor.
Benim İzmir günlüğüm biraz da bunun hikâyesi aslında: kendini bulmak, kendini taşımak ve kendi ışığından korkmamak.
Kısa Not
Trans Elan’ın İzmir günlüğü; şehir yaşamı, özgüven, stil, kimlik ve kendini ifade etme üzerine samimi bir anlatı sunuyor.
İzmir’in özgür atmosferiyle birleşen bu röportaj, okuyucuya hem kişisel hem de şehirli bir hikâye aktarıyor.
