Üçyol’da Bir Bankta Otururken
Bir bankta yan yana oturduk. Kimse kimseye “kimsin” diye sormadı. Metro sesi vardı sadece. Tanışmak bazen konuşmadan da oluyormuş, Üçyol’da bunu fark ettim.
Kahve Sırası ve Kısa Bir Gülümseme
Kafede sıra uzundu. Arkadaki kişiyle göz göze gelince istemsiz bir gülümseme oldu. O an kimlik değil, yorgunluk ortak çıktı. Küçük ama gerçek bir an.
Yanlış Hitap, Doğru Niyet
Biri yanlış bir kelime kullandı, sonra durdu. “Pardon” dedi sadece. Özür uzundu, cümle kısa. Bazen niyet, kelimelerden daha belirgin oluyor.
Üçyol Metrosu Çıkışı
Kalabalık dağılırken kimse kimseyi hatırlamaz sanıyorsun. Ama bazen bir yüz, bir ses kalıyor. Tanışmak illa devam etmek zorunda değil, bazen sadece iz bırakıyor.
2026’ya Doğru Küçük Bir Değişim
Eskiden bakılan yerden şimdi bakılmıyor. Herkes değil ama bazıları. Değişim büyük adımlarla gelmiyor Üçyol’a, küçük alışkanlıklarla geliyor.
Tanışmak Büyük Bir Şey Değil
Üçyol’da trans bireylerle tanışmak; soru sormak değil, alan açmak gibi. Herkes anlatmak zorunda değil ama anlatmak isterse dinlemek yeterli.
Üçyol sabahları biraz aceleci olur. Metronun çıkışında herkesin bir yere yetişme hâli vardır. Ama dikkatli bakarsan, o kalabalığın içinde farklı hikâyeler de yürür seninle birlikte. 2026’ya yaklaşırken İzmir Üçyol’da trans bireylerle tanışmak, aslında bu hikâyelere biraz kulak vermek demek.
Çoğu insan “tanışmak” deyince büyük laflar bekliyor. Oysa bazen tanışmak, aynı bankta oturmak. Aynı kahveyi içmek. Aynı durakta beklemek. Üçyol bunu kolaylaştıran bir yer. Kimse kimseye uzun uzun bakmıyor gibi ama herkes birbirini fark ediyor.
Trans bireyler için Üçyol, ne tamamen konforlu ne de tamamen zor bir alan. Arada bir yer. Gündelik hayatın aktığı, insanların birbirine çarpıp geçtiği bu semtte trans olmak, bazen görünmez kalmak, bazen de istemeden görünür olmak demek. Ama yine de İzmir’in o kendine has rahatlığı, nefes aldırıyor.
2026’ya doğru giderken değişen şeyler var. İnsanlar daha fazla soru soruyor ama bazen daha az yargılıyor. En azından dinlemeye niyetli olanlar çoğalıyor. Trans bireylerle tanışmak artık “farklı” bir şey değil, sadece yeni bir insan tanımak gibi geliyor bazılarına. İşte bu küçük değişim önemli.
Üçyol’daki kafelerde, sokak aralarında, küçük esnaf dükkânlarında geçen sohbetler var. Kimlikten çok gündelik hayat konuşuluyor. Kira fiyatları, hava durumu, İzmir’in bitmeyen rüzgârı… Trans bireyler de bu sohbetlerin içinde, hayatın tam ortasında.
Belki de mesele şu: Tanışmak için büyük sloganlara gerek yok. 2026’ya girerken Üçyol’da trans bireylerle tanışmak, önyargıyı biraz kenara bırakmakla başlıyor. Herkesin bir hayatı, bir yorgunluğu, bir umudu olduğunu kabul etmekle.
İzmir Üçyol, bunu denemek için iyi bir yer. Ne çok iddialı ne çok mesafeli. Sadece gerçek. Ve bazen en iyi başlangıçlar da böyle yerlerde oluyor.
