Bazen İzmir’in temposu insanı fark etmeden içine alır. Sahil boyunca yürürken, bir kafede otururken ya da akşamüstü kalabalığın arasından geçerken… İşte tam da böyle bir anda, Ezgisel ile verilen küçük bir mola, şehrin gürültüsünü biraz olsun arkada bırakıyor.
Ezgisel’in İzmir Hâli
Ezgisel’i tanıyanlar onun acele etmediğini bilir. Konuşurken kelimeleri tartar, yürürken çevresine bakar. İzmir’e yakışan da biraz budur zaten. Gösterişten çok duruş, hızdan çok denge… Ezgisel’in afitap olarak anılmasının nedeni sadece dış görünüşü değil; bu sakinliği ve kendine özgü hâlidir.
Bir Molanın Anlamı
Bu mola, büyük planlardan ya da iddialı cümlelerden oluşmaz. Bir kahve masası, kısa bir sessizlik ve ardından gelen küçük bir gülümseme yeterlidir. Ezgisel için mola, kendini yeniden toplamak değil; zaten olduğu hâliyle kalabilmektir.
İzmir’in Işığı ve Ezgisel
İzmir ışığı farklıdır derler, belki de bu yüzden Ezgisel burada daha doğal durur. Ne fazlası vardır ne eksiği. Sokakla, denizle ve insanlarla uyumlu bir hâli vardır. O anlaşılan uyum, “en afitap” denildiğinde akla gelen şeyin sadece estetik olmadığını hatırlatır.
Sohbetin Sessiz Tarafı
Ezgisel ile yapılan sohbetler bazen kelimelerden çok duraklamalardan oluşur. Anlatılmayanlar, anlatılanlardan daha çok şey söyler. İzmir’de verilen bu mola da tam olarak böyle bir yerde durur; acele etmeyen, kendini kanıtlamaya çalışmayan bir an.
Günün Sonuna Doğru
Mola bittiğinde şehir kaldığı yerden devam eder. İnsanlar yürür, sesler yükselir. Ezgisel ise her zamanki gibi sakince ayağa kalkar. Ne geride büyük bir iz bırakma çabası vardır ne de fark edilme kaygısı. Belki de onu özel kılan tam olarak budur.
Söyleşi: İzmir’de Ezgisel ile Kısa Bir Durak
“İzmir bana acele etmemeyi öğretti”
– Ezgisel, İzmir senin için ne ifade ediyor?
İzmir benim için durmak demek. Herkes bir yere yetişmeye çalışırken burada biraz yavaşlayabiliyorsun. Kimse senden fazlasını istemiyor, bu da insanı rahatlatıyor.
“Afitap denmesi biraz dışarıdan bir bakış”
– Sana sık sık ‘afitap’ deniyor. Sen bunu nasıl karşılıyorsun?
Gülümsüyorum. Güzel bir kelime ama benim için çok merkezde değil. İnsanlar dışarıdan bakınca bir şey görüyor ama ben daha çok nasıl hissettiğime bakıyorum.
“Bir mola bazen en iyi cevap”
– ‘Bir mola’ deyince sen ne anlıyorsun?
Bazen hiçbir şey yapmamayı. Ne anlatmak, ne açıklamak, ne de kanıtlamak… Sadece oturmak. İzmir bunu mümkün kılıyor.
“Kendin olmak bazen yeterli”
– Travesti olarak İzmir’de var olmak nasıl?
Zor yanları var elbette ama burada kendin olma alanın daha geniş. Herkes seni anlamak zorunda değil ama en azından nefes alabileceğin bir boşluk var.
“Sohbetin sessiz tarafı daha kıymetli”
– Seninle sohbet edenler genelde neyi fark ediyor?
Sessizliği. Her cümleyi doldurmuyorum. Bazen duruyorum. İnsanlar da orada kendilerini duyuyor galiba.
“Geleceğe bakış”
– Önümüzdeki zamanlar için beklentin ne?
Büyük planlarım yok. Aynı sakinliği koruyabilmek istiyorum. Hayat zaten yeterince hızlı.
Son Söz
– Seni tek cümleyle anlat desek?
İzmir’de durmayı öğrenmiş biri.
