Bazen cazibe dediğin şey ne giydiğinle ilgili olmuyor. İzmir’de özellikle. Bir gecenin ortasında, “aslında çıkmayacaktım” diye evden çıkıp sabaha karşı geri dönmek gibi. Üzerinde planlanmamış bir kombin, ama tuhaf şekilde oturmuş.
İzmir’de Gece Hep Yarım Kalır
Burada geceler bitmez, yarım kalır.
“Son bir yere daha uğrayalım” cümlesi saatlerce uzar. Kombinler de ona göre yaşar: biraz buruşur, biraz dağılır ama ruhunu kaybetmez. Hatta tam o noktada güzelleşir.
Kimse Tam Hazır Değildir Zaten
İzmir gecesinde kimse tam hazır değildir.
Ayakkabı biraz sıkar, ruj silinmiştir, saç ilk hâlinden uzaktır. Ama işte o an…
Cazibe tam orada başlar. Kusursuzluk değil, gerçeklik devreye girer.
Bitmeyen Gece Kombinleri Diye Bir Şey Var mı?
Var ama katalogda yok.
Bir sandalyenin arkasına asılmış ceket, omuzdan düşmüş askı, gece serinleyince giyilen ama sabaha kadar çıkmayan hırka… İzmir’in gece kombinleri böyle şeylerdir.
Alsancak’ta Bir Bakış Yeter
Ne giydiğin sorulmaz, nasıl taşıdığın anlaşılır.
Bir bakış, yarım bir gülüş, “geç mi oldu?” sorusu… Kombin artık senin bir parçan olur. Gösteriş yoktur, hikâye vardır.
Cazibe Yüksek Sesli Olmaz
İzmir gecesinde cazibe bağırmaz.
Sessizce yürür, arada durur, sigarasını yakar, tekrar yürür. Kimseye bir şey kanıtlamaz. Zaten buna ihtiyacı yoktur.
Sabah Olur Ama Gece İçerde Kalır
Güneş doğar, sokaklar sakinleşir.
Ama o gece üzerindeki kıyafetten çok, içinde bir yerde kalır. Kombin çıkarılır, his çıkmaz. İzmir geceleri böyle iz bırakır.
Üzerine Bir Gece Söyleşisi – İzmir
— İzmir gecesi sana ne hissettiriyor?
“Biraz özgürlük… biraz yalnızlık. İkisi aynı anda. İnsan burada geceleri daha çok kendisiyle kalıyor. Kalabalığın içinde bile.”
— Cazibe sence nedir?
“Eksik kalabilmek. Her şeyi tamamlamaya çalışmamak. Bazen bir bakışın yarım kalması, bir cümlenin bitmemesi… İşte orada başlıyor.”
— ‘Bitmeyen gece’ dediğimiz şey gerçekten var mı?
“Var. Saatle alakası yok. Eve dönsen bile içerde devam ediyor. Üzerini değiştiriyorsun ama gece çıkmıyor üstünden.”
— Kombinler bu hikâyenin neresinde?
“Bir kalkan gibi. Ama aynı zamanda bir itiraf. Ne kadar rahat giydiysen, o kadar yorulmuşsundur hayattan. İzmir’de insanlar bunu saklamıyor.”
— Gece ilerledikçe insan değişiyor mu?
“Yumuşuyor. Sert cümleler gidiyor. Yerine susmalar geliyor. O susmalarda daha çok şey anlatıyoruz.”
— İzmir gecelerinde seni en çok ne kırıyor?
“Sabahın gelmesi. Çünkü gece her şeye izin veriyor. Gündüz o kadar cömert değil.”
— Cazibe neden burada daha sessiz?
“Çünkü kimse ispat peşinde değil. Burada cazibe ‘bak bana’ demez. ‘Buradayım’ der, o kadar.”
— Bir geceyi hatırlatan şey ne oluyor geriye?
“Bir koku. Bir şarkı. Bir omuza düşen ceket. Kombin değil yani… his kalıyor.”
— Son olarak, İzmir gecelerine tek bir cümle söylesen?
“Beni ben olduğum hâlimle kabul ettin, teşekkür ederim.”
