Çeşme’de bazı akşamlar vardır, ses yükselmez ama his derinleşir.
Güneş denize yavaşça inerken, rüzgâr taş duvarlara çarpar ve kalabalık farkında olmadan susar. İşte Travesti Sude’nin lyre harp dinletisi tam da böyle bir anda başladı.
Sude sahneye çıktığında büyük bir iddia yoktu. Ne yüksek bir anons, ne de gösterişli bir giriş… Sadece kucağında lyre harp ve yüzünde sakin bir gülümseme. İlk tel titreştiğinde, Çeşme’nin gürültüsü yerini dikkatli bir sessizliğe bıraktı.
Lyre harp’in sesi, alışık olmadığımız bir tınıyla yayıldı meydana. Ne tamamen klasik ne de modern… Biraz Ege, biraz masal, biraz da Sude’nin kendi hikâyesi gibiydi. Dinleyenler arasında kimileri gözlerini kapattı, kimileri denize baktı. Kimse acele etmedi.
Sude için bu dinleti yalnızca bir müzik performansı değildi. Sahne aralarında konuşmadı ama her nota bir şey anlattı. Kendini ifade etmenin, var olmanın ve sanatıyla görünür olmanın sessiz ama güçlü bir yolu gibiydi bu.
Çeşme, farklılıkları yadırgamayan bir yer olduğunda daha güzel oluyor. O akşam da öyleydi. Kimse kimseyi etiketlemedi, kimse açıklama beklemedi. Müzik yeterince dürüsttü.
Dinleti bittiğinde alkışlar uzun sürdü. Abartılı değildi ama içtendi. Sude başını hafifçe eğdi, harpini topladı ve sahneden indi. Ardında büyük bir cümle bırakmadı ama akılda kalan bir his bıraktı.
Bazı akşamlar unutulur.
Bazıları ise bir melodi gibi, uzun süre insanın içinde kalır.
Çeşme’deki bu lyre harp dinletisi, işte tam olarak onlardan biriydi.
“Buraya Müzik Dinlemeye Geldim, Kendimi Dinlerken Buldum”
Ayşe (34):
Açıkçası sadece meraktan geldim. Lyre harp’i canlı hiç dinlememiştim. Ama birkaç dakika sonra müzikten çok kendi içime döndüm. Sanki akşam benimle konuşuyordu.
“Sessizlik Bile Güzeldi”
Mert (29):
Normalde Çeşme geceleri gürültülüdür. Ama burada sessizlik bile güzeldi. Kimse konuşmadı, kimse acele etmedi. Sude çalarken herkes biraz yavaşladı.
“Kim Olduğu Değil, Ne Hissettirdiği Önemliydi”
Elif (41):
Sahnedeki kişinin kimliğiyle değil, verdiği duyguyla ilgilendim. Lyre harp’in sesi çok samimiydi. O an etiketlerin hiçbir anlamı yoktu.
“Müzik Bir Güven Alanı Yarattı”
Deniz (26):
İnsan bazen olduğu gibi durabileceği bir alan arıyor. O dinleti bana bunu hissettirdi. Kimseyi rahatsız etmeden, kimseye bir şey kanıtlamadan… Sadece var olmak gibi.
“Ege Akşamlarına Çok Yakıştı”
Hakan (38):
Deniz, hafif rüzgâr, gün batımı… Bir de lyre harp. Çok sade ama çok yerinde bir performanstı. Çeşme’ye yakışan bir akşamdı gerçekten.
“Notalar Konuştu, Sözlere Gerek Kalmadı”
Zeynep (22):
Sude konuşmadı ama zaten gerek de yoktu. Çaldığı her şey bir şey anlattı. Bazen susmak daha çok şey söylüyor.
“Unutulacak Bir Etkinlik Değil”
Burak (45):
Birçok konser izliyorsun ama ertesi gün hatırlamıyorsun. Bu öyle değildi. Evde bile hâlâ kulağımda çalan bir melodi var.
“Çeşme Böyle Anlarda Daha Gerçek”
Selin (31):
Turistik kalabalığın dışında, gerçekten insan gibi hissettiren anlar oluyor ya… Bu dinleti onlardan biriydi. Keşke daha sık olsa.
