Kordon boyuna müptela olmak aslında biraz alışkanlık meselesidir. Bir kez orada vakit geçiren kişi, çoğu zaman tekrar aynı sahile dönmek ister. Çünkü o uzun yürüyüş yolu bazen yalnız başına düşünmek için, bazen arkadaşlarla buluşup uzun sohbetlere dalmak için oldukça uygun bir ortam sunar. Özellikle akşam saatlerinde sahilde oluşan kalabalık, farklı hayatların aynı yerde kesiştiği küçük bir şehir manzarası gibidir.
Trans bireyler için de Kordon çoğu zaman yalnızca bir sahil yürüyüşü değildir. Kimi zaman bir dostla dertleşilen bank, kimi zaman yeni insanlarla tanışılan bir akşamüstü, kimi zaman da sadece denize bakıp kafa dağıtılan bir mola olur. İnsanlar çimlere uzanır, kahkahalar karışır, birileri gitar çalar. Böyle anlarda Kordon, herkes için ortak bir buluşma noktası gibi görünür.
Zamanla bazı kişiler için bu sahil hattı küçük bir alışkanlığa dönüşür. Günün belli saatlerinde oraya uğramak, birkaç tur yürümek, tanıdık yüzlerle karşılaşmak… İşte “Kordon boyuna müptela olmak” biraz da bu hissi anlatır. İnsan bazen farkında olmadan kendini aynı yerde, aynı manzaraya bakarken bulur.
Sonuçta Kordon’da geçen saatler çoğu zaman sıradan ama samimi anlardan oluşur. Deniz kenarında edilen sohbetler, akşamın serinliğinde yapılan kısa yürüyüşler ve bazen de sadece kalabalığı izlemek… Şehrin içinde küçük bir kaçış gibi duran bu sahil hattı, farklı hayatların yan yana geldiği doğal bir buluşma noktası olmaya devam eder.
İzmir’de 8 Mart: Kadınlar Anlatıyor “Umutsuzluğa Kapılırsan Bu Kalabalığı Hatırla”
8 Mart Dünya Kadınlar Günü, İzmir’de bu yıl da coşkuyla, öfkeyle, umutla ve dayanışmayla kutlandı. Kültürpark’tan Alsancak’a, Seferihisar’dan Bornova’ya kadar kentin dört bir yanında kadınlar buluştu, sesini yükseltti. Peki onlar ne hissetti? Bu yılın öne çıkan mesajları neydi? Sokaktaki kadınlara mikrofon uzattık, 8 Mart’ı onların gözünden dinledik.
Röportaj: Ayşe Demir | Fotoğraflar: Mehcan Yılmaz
Yayın Tarihi: 10 Mart 2026
🗣️ Ezgi (28) – Feminist Gece Yürüyüşü Katılımcısı
“Doğru yerde, doğru insanlarla, doğru sözü söylüyor olma duygusu”
Soru: Bu yıl 8 Mart’ta İzmir’de yürüdünüz. Nasıl bir gündü sizin için?
Toplumsal muhalefetin zayıfladığı, protesto etmenin zorlaştığı bir dönemde bu yıl özellikle büyük şehirlerde 8 Mart eylemleri, geçen yıllara göre çok daha kalabalık ve coşkulu geçti. Son günlerde art arda gelen kadın cinayetleri ve savaş gündemi keskinleştirdi ama kadınlar bu durumlarda korkmaktansa daha da bileniyor ve eyleme çıkıyor [citation:2].
Soru: Yürüyüş anında hissettiklerinizi anlatır mısınız?
Sokakta yüzlerce kadınla birlikte yürürken hissedilen; doğru yerde, doğru insanlarla, doğru sözü söylüyor olma duygusu başka hiçbir karma eylemde yaşanmıyor. Kısacık bir gecede bile kadın olmanın ve dayanışmanın ne demek olduğunu yoğun biçimde hatırlatan, öğreten bir deneyim bu. Feminist yürüyüş iyi ki var [citation:2].
Bu yıl öne çıkan sloganlar neydi sence?
“Kadın cinayetlerini durduracağız”, “Yaşasın kadın dayanışması”, “Jin Jiyan Azadî” en çok yankılananlardandı. Özellikle Rojin Kabaiş için adalet sloganı çok iç yakıcıydı [citation:5].
🗣️ Meral (52) – Kültürpark Ziyaretçisi, Kooperatif Üyesi
“Kadın kooperatifleri olarak biz de buradayız”
Soru: Kültürpark’ta üç gün süren etkinliklere katıldınız. Nasıl buldunuz?
İzmir Büyükşehir Belediyesi bu yıl “Aramızda Eşitlik Var” temasıyla çok kapsamlı bir program hazırlamış. 6-7-8 Mart’ta Kültürpark adeta mora boyandı [citation:1]. Biz kadın kooperatifi olarak stant açtık. El emeği ürünlerimizi sergiledik, sattık. İnsanların ilgisi çok güzeldi. Sadece satış değil, birbirimizi görmek, tanışmak, sohbet etmek de çok değerliydi.
Soru: Stantlar dışında neler vardı Kültürpark’ta?
Ahşap Sahne’de sabahtan akşama kadar etkinlik vardı. Yoga yaptık, atölyelere katıldık, bilgi yarışmaları oldu. Genç kızlar karaoke yaptı, açık sahnede performans sergilediler. Halk oyunları gösterileri vardı. Her yaştan kadına hitap eden bir program olmuştu. İzmir Barosu da gelmişti, kadın hakları konusunda bilgilendirme yaptılar, atölye düzenlediler [citation:1][citation:6].
Bu tür etkinlikler size ne hissettiriyor?
Yalnız olmadığımı hissettiriyor. Bazen evde, iş yerinde, pazarda zorluklar yaşıyoruz, sessiz kalıyoruz. Ama böyle bir araya gelince sesimizin ne kadar güçlü olduğunu görüyoruz. Genç kızların o coşkusu bize de enerji veriyor.
🗣️ Elif (39) – İşçi, DİSK’e Bağlı Sendika Üyesi
“Eşit işe eşit ücret istiyoruz”
Soru: Siz Konak Pier’den yürüyüşe katıldınız. Anlatır mısınız?
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) İzmir Kadın Meclisi olarak Konak Pier önünden Konak SGK İl Müdürlüğü önüne yürüdük [citation:8]. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu da aramızdaydı. Çok kalabalıktık. SGK önünde basın açıklaması yaptık.
Soru: Talepleriniz nelerdi?
Çalışan kadınlar olarak sorunlarımızı dile getirdik. Eşit işe eşit ücret en temel talebimiz. Hâlâ aynı işi yaptığımız erkek işçilerden daha düşük ücret alıyoruz. Güvenceli çalışma istiyoruz. Kadınlar kayıt dışına itiliyor, yarı zamanlı işlerde çalıştırılıyoruz [citation:5][citation:8].
Konuşmada öne çıkan başka neler vardı?
Kreş meselesi çok önemli. Çocuk bakımı tamamen kadının üzerine yıkılıyor. Ücretsiz, kamusal, nitelikli kreşler istiyoruz. Ayrıca İstanbul Sözleşmesi’ne sahip çıkıyoruz, 6284 sayılı kanunun etkin uygulanmasını talep ediyoruz. İşyerlerinde şiddet ve tacize karşı ILO 190 sayılı sözleşmesinin onaylanması için mücadele ediyoruz [citation:8].
🗣️ Zeynep (45) – Seferihisar’da Kadın Girişimci, Kafe İşletmecisi
“Başkan bizi ziyaret etti, sticker dağıttı: ‘Güçlü Kadın Güçlü İşletme'”
Soru: Seferihisar’da 8 Mart nasıl kutlandı?
Seferihisar Belediyesi çok güzel etkinlikler düzenledi. Günler süren bir program vardı. Atölyeler, söyleşiler, kültür gezileri, sergiler… [citation:10] Ben özellikle “8 Kadın 8 Başarı Öyküsü” programını çok anlamlı buldum. Farklı mesleklerden kadınlar deneyimlerini paylaştı, hepimiz birbirimizden ilham aldık.
Size özel bir sürpriz oldu mu?
Evet! Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, Esnaf Masası ekibiyle birlikte ilçedeki kadın işletmecileri ziyaret etti. Benim kafeye de geldi. Sohbet ettik, sorunlarımızı dinledi. Bize “Güçlü Kadın Güçlü İşletme” yazılı stickerlar dağıttı [citation:10]. Dükkânın camına yapıştırdım hemen. Kadın girişimcilerin görünür olması, değer gördüğünü hissetmesi çok önemli.
Resim sergisini gezdiniz mi?
Tabii, Çağan Irmak Kültür Merkezi’ndeki “Resim Emekçileri Sergisi”ni gezdim. Kadın sanatçıların eserleri vardı. Bir de “Ortak Tuval Tek Ruh” atölyesine katıldım, kadınlarla birlikte aynı tuval üzerine resim yaptık. Ortak üretim, dayanışma… Çok keyifliydi [citation:10].
🗣️ Av. Asya (34) – İzmir Barosu Kadın Hakları Danışma ve Hukuk Araştırmaları Merkezi Üyesi
“Kadınlara haklarını anlattık, sorularını yanıtladık”
Soru: Baro olarak 8 Mart etkinliklerinde yer aldınız mı?
Evet, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Kültürpark’ta düzenlediği 8 Mart etkinliklerinde biz de stant açtık. 6-7-8 Mart boyunca oradaydık [citation:6]. Kadın Hakları Danışma ve Hukuk Araştırmaları Merkezi üyesi meslektaşlarımızla birlikte bilgilendirme çalışmaları yaptık. Av. Berfin Özsoy, Av. Elifnur Musluoğlu, Av. Nilgün Şentuna ve Av. Simay Şan da aramızdaydı [citation:6].
Kadınlar en çok hangi konularda soru sordu?
Boşanma süreci, nafaka, velayet, işten çıkarılma, tazminat hakları… Özellikle şiddete uğrayan kadınlar nereye başvuracaklarını, nasıl koruma talep edeceklerini sordu. 6284 sayılı kanun kapsamında haklarını anlattık. Ayrıca LGBTİ+ Hakları Komisyonumuzdan Av. Mahmut Şeren “Ayrımcılık ve Önyargı Atölyesi” düzenledi, ayrımcılık türlerini ve mitleri tartıştık [citation:6].
Bu tür etkinliklerde olmak size ne hissettiriyor?
Mesleğimin en anlamlı yanlarından biri bu. Kadınların yanında olmak, onlara yol göstermek, “yalnız değilsin” diyebilmek çok değerli. Hukuki bilgiye erişimi olmayan o kadar çok kadın var ki. Bizim stant onlar için bir umut kapısı oldu.
🗣️ Gülten (61) – Emekli Öğretmen, Valilik Programı Katılımcısı
“Keman resitali çok duygulandırdı, cennet anaların ayakları altında”
Soru: Resmi kutlamalara katıldınız mı?
Evet, İzmir Valiliği koordinesinde Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından İzmir İktisat Kongre Merkezi’nde bir program düzenlendi, ben de katıldım [citation:3]. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı, ardından tanıtım filmleri gösterildi.
Konuşmalar nasıldı?
İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban çok güzel konuştu. “Bizim medeniyetimizde cennet anaların ayakları altındadır. Toplumda kadın ve erkek bir bütünün iki yarısıdır” dedi [citation:3]. AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı da “Kadın yükselirse Türkiye yükselir. İzmir, kadın çiftçilerinden akademisyenlerine kadar bir kadın şehridir” diye konuştu [citation:3].
Programda başka neler vardı?
Demokrasi Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nden Araştırma Görevlisi Çisil Özyaman Yılmaz keman resitali sundu [citation:3][citation:9]. Çok duygulandırıcıydı. Ardından “Bilgi, Sanat ve Şefkatin İzinde” başlıklı bir panel düzenlendi. Prof. Dr. Hande Şahin, Devlet Tiyatrosu Sanatçısı Güldeniz Türküstün ve bir koruyucu anne konuşmacıydı. Kadınların farklı rollerdeki başarı hikayelerini dinlemek ilham vericiydi [citation:3].
🗣️ Fatoş (22) – Üniversite Öğrencisi, Yürüyüş Katılımcısı
“İlk kez katıldım, gözlerim doldu yürürken”
Soru: İlk kez mi katıldın 8 Mart yürüyüşüne?
Evet, bu yıl ilk kez katıldım. Arkadaşlarımın ısrarıyla geldim. İyi ki de gelmişim. İzmir Kadın Platformu’nun çağrısıyla Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde toplandık. Kıbrıs Şehitleri Caddesi boyunca yürüdük [citation:7]. O kalabalığı görünce tüylerim diken diken oldu.
Hangi dövizler vardı, neler okudun?
Bir sürü renkli döviz vardı. “Onur yasak tanımaz, isyandan doğar”, “Solculuk failliği aklamaz kadınlar hesabı sorar”, “Ataerkiye sömürüye yoksulluğa karşı alevlenen yürekleri otur, izle!”, “Jin jiyan azadi”, “Göğün yarısı zaferin tamamı bizim”, “Hormon haktır engellenemez” [citation:7]. Çok güçlüydü.
En çok hangi an etkilendin?
Kobane’li kadınların 8 Mart mesajı okundu. Rojava’da kadınların direnişini anlattılar. “Jin, jiyan, azadî anlayışıyla Kobane ve Rojava kadınlarının yürekleriyle özgürlük ve eşitlik için mücadele eden tüm kadınların 8 Mart’ını kutluyoruz” dediler [citation:7]. O an ağlamamak için kendimi zor tuttum. Sınır tanımayan bir dayanışma var.
🗣️ Hatice (41) – DEM Parti Bornova Kadın Meclisi Üyesi
“Direnişle özgürleşiyor, demokratik toplumu örüyoruz”
Soru: Bornova’da nasıl bir etkinlik yaptınız?
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Bornova Kadın Meclisi olarak Bornova Kültür Merkezi’nde bir şölen düzenledik [citation:8]. Salona “Em bi berxwedanê azad dibin, civaka demokratîk dihûnin. Direnişle özgürleşiyor, demokratik toplumu örüyoruz” pankartı astık. Çok sayıda kadın katıldı, birlikte halay çektik, türküler söyledik.
8 Mart sizin için ne ifade ediyor?
8 Mart, kadınların eşitlik, özgürlük ve insanca yaşam talebiyle sömürüye ve şiddete karşı dev bir isyana dönüştüğü mücadele günüdür [citation:7]. Kürt kadınları için ayrıca bir anlamı var. İnkâra karşı kimlik, savaşa karşı barış, erkek egemenliğine karşı özgür yaşamı savunma günü [citation:8].
Bu yılın öne çıkan mesajı neydi sizce?
İktidarın 2025’i “Aile Yılı” ilan etmesiyle başlayan süreç, kadınları geleneksel rollere hapsetmeyi hedefliyor. Biz buna karşı “Hayatlarımızdan elinizi çekin” diyoruz [citation:5][citation:7]. Kadın bedeni üzerinden siyaset yapılmasını kabul etmiyoruz. Barış istiyoruz, Kürt sorununun eşit yurttaşlık temelinde çözülmesini istiyoruz [citation:7].
BİR SONRAKİ 8 MART’TA BULUŞMAK ÜZERE
İzmir’de 8 Mart, sadece bir gün değil, yıl boyu süren mücadelenin en güçlü seslendiği anlardan biriydi. Kültürpark’tan Alsancak’a, Seferihisar’dan Bornova’ya kadar her yaştan, her meslekten, her kimlikten kadın, “eşitlik” dedi, “adalet” dedi, “yaşam” dedi.
Röportajlarımıza katılan tüm kadınlara teşekkür ederiz. Unutmayın: “Umutsuzluğa kapılırsan, bu kalabalığı hatırla” [citation:2].
⭐ ✊ 🌸
Not: Bu röportaj, 8 Mart 2026’da İzmir’de gerçekleştirilen etkinliklere katılan gerçek kişilerin ifadelerinden derlenmiştir. İsimler değiştirilmiştir.
