Üçyol’da gece bazen öyle bir başlıyor ki insan daha ilk yarım saatte eve dönerim sanıyor, sonra bir bakmışsın saat ilerlemiş, sokaktaki ışıklar birbirine karışmış ve plan diye kurduğun şey çoktan başka bir şeye dönüşmüş. Travesti Aylin için de o akşam aşağı yukarı böyle oldu. Aslında bütün mesele bir şarkıydı. En azından Aylin’in anlattığına göre.
“Bir şarkı dinleyip kalkacağız” demişti arkadaşlarına. Bu cümleyi o gece duyan herkes sonradan gülerek anlattı çünkü bir şarkılık plan, neredeyse bütün geceyi içine alan küçük bir hengâmeye dönüştü. Ne büyük bir kavga çıktı ne kimsenin beklediği dramatik bir hadise oldu. Ama ufak tefek şeyler o kadar peş peşe geldi ki gece, sanki biri önceden yazmış gibi sahne sahne ilerledi.
Aylin Üçyol’a geldiğinde saat gece yarısına daha vardı. Sokakta bir yandan servis bekleyenler, bir yandan son anda nereye oturacağına karar vermeye çalışanlar vardı. Bir köşeden yemek kokusu geliyor, başka taraftan müzik duyuluyor. Aylin ise hızlı hızlı yürüyordu. Yanındaki arkadaşı “Nereye yetişiyorsun?” diye sorunca durmadan cevap verdi:
“Şarkıya.”
Bu kadar.
Bir Şarkılık Plan Nasıl Ortaya Çıktı?
Aslında plan gündüzden yapılmış. Aylin’in sevdiği eski bir parçanın o akşam bir mekânda çalınacağını duymuşlar. Bunun doğru olup olmadığı da belli değil çünkü kimisi DJ’in özellikle çalacağını, kimisi de arkadaş grubundan birinin rica edeceğini söylüyor. Aylin için ayrıntı çok önemli değildi.
“Ben onu duyacağım, sonra giderim.”
Bütün plan bundan ibaretmiş.
Yanındaki iki kişi başta inanmamış. Çünkü Aylin’in dışarı çıktığı zaman “bir saat oturup kalkarım” deyip gecenin sonunda en son çıkanlardan biri olduğu biliniyormuş. Bu yüzden arkadaşlarından biri daha kapıdan girerken “Ben buna inanmıyorum” demiş.
“Bir şarkı uzun sürmez. Üç dakika, bilemedin dört. Ben de dört dakikalığına geldim zaten.”
Aylin bu cümleyi söylerken gayet ciddiymiş. Ama gecenin daha ilk yarım saatinde o cümle herkes için şakaya dönüştü.
- Aylin’in tek amacı sevdiği eski şarkıyı dinlemekti.
- Mekâna fazla kalmama sözü verdi.
- Arkadaşları bu söze daha baştan pek inanmadı.
- Şarkının ne zaman çalacağı kesin bilinmiyordu.
- Bekleme uzadıkça gece başka bir havaya girdi.
Şarkı Gecikince Muhabbet Uzadı
Masaya oturduklarında Aylin ilk işi olarak etrafa bakındı. Sanki şarkı bir yerden yürüyerek gelecekmiş gibi. Müzik vardı ama aradığı parça değildi. İkinci şarkı başladı, yine değil. Üçüncü parça da değişince Aylin kaşlarını kaldırdı.
“Ben kandırıldım galiba.”
Arkadaşlarından biri güldü.
“Daha on dakika oldu.”
“Ben dört dakika için geldim.”
O sırada masaya bir şeyler geldi. Birisi içecek söyledi, biri atıştırmalık istedi. Aylin önce hiçbir şey istemedi. “Ben kalmıyorum zaten” dedi. Yaklaşık beş dakika sonra menüyü eline aldı.
İşte gecenin ilk küçük yenilgisi buydu.
Menüye bakarken “Bir şey yemeyeceğim” dedi ama ardından masadaki patatesten aldı. Sonra ikinciyi. Sonra tabağı kendine biraz yaklaştırdı. Arkadaşları bunu fark edince Aylin hiçbir şey olmamış gibi konuşmaya devam etti.
Üçyol Gecesi Bekleyene Uzun Gelir
Üçyol’un gecesi başka semtlerin gecesine benzemiyor diye anlatan çok olur. Orada beklemek bile sanki küçük bir hareket taşıyor. Biri durakta koşuyor, taksi yanaşıyor, motor geçiyor, uzaktan kahkaha geliyor. Mekânın kapısı açıldıkça dışarının sesi içeri karışıyor.
Aylin de sürekli saate bakıyordu.
Bir ara DJ tarafına baktı.
Sonra arkadaşına döndü:
“Bu çalmayacak galiba.”
“Git sor.”
“Ben niye soruyorum?”
“Şarkı için geldin.”
Aylin birkaç saniye düşündü. Sonra kalktı. Fakat DJ’e gitmedi. Yolda başka tanıdığına rastladı. Orada sohbete başladı.
Yaklaşık on dakika sonra masaya geri döndüğünde şarkı meselesini unutmuş gibiydi.
Gecenin İlk Velvelesi Yan Masadan Geldi
Aylin masaya döndüğü sırada yan tarafta küçük bir kahkaha koptu. Birisi sandalyesini çekerken masadaki peçetelik yere düşmüş. Aslında önemsiz bir şey. Ama Aylin dönüp bakınca yan masadakilerden biriyle göz göze geldi.
Bir gülümseme.
Sonra küçük bir selam.
Ardından iki masa arasında bir cümle gidip geldi.
Kimse tam nasıl olduğunu anlayamadan iki ayrı masa tek bir sohbetin içine girdi. Aylin birkaç dakika sonra yan taraftakilerle eski müziklerden konuşmaya başlamıştı.
İşte burada birisi sordu:
“Sen hangi şarkıyı bekliyorsun?”
Aylin şarkının adını söyledi.
Yan masadaki kadın kahkaha attı.
“O daha erken çaldı.”
Masada bir sessizlik oldu.
Aylin’in yüzü değişti.
“Ne zaman?”
“Sen gelmeden biraz önce.”
Gecenin asıl hikâyesi tam burada başladı.
Aylin Şarkıyı Kaçırmış mıydı?
Bu bilgi doğru muydu, kimse emin değildi. Yan masadaki kişi çok net konuşuyordu ama Aylin’in arkadaşı bunun mümkün olmadığını söyledi. Çünkü kendisi içerideymiş ve duymamış.
“Ben duyardım.”
“Çaldı vallahi.”
“Belki başka remix.”
“Yok aynı şarkı.”
Aylin iki tarafı da dinledi. Sonra masaya yaslanıp şu cümleyi söyledi:
“Ben dört dakikalık plan yaptım, şarkı benden önce gelip gitmiş.”
Masada herkes güldü.
Aylin ise gülmüyordu önce. Birkaç saniye sonra o da dayanamadı. Çünkü durum gerçekten komikti. Bütün akşam tek bir şarkıyı dinlemek için gelmiş, o şarkı belkide kendisi mekâna varmadan çalmıştı.
- Aylin şarkının henüz çalmadığını sanıyordu.
- Yan masadan biri parçanın daha önce çaldığını iddia etti.
- Aylin’in arkadaşı buna itiraz etti.
- DJ’e sormak fikri yeniden gündeme geldi.
- Bu sırada herkes şarkıyı merak etmeye başladı.
Bir Anda Herkes Aynı Şarkının Peşine Düştü
Başta sadece Aylin’in meselesi olan şarkı, yarım saat içinde bütün masanın konusu oldu. Yan masadakiler de dahil olmuştu. Birisi telefonundan parçayı açıp “Bu mu?” dedi. Aylin “Evet ama telefondan dinlemek sayılmaz” diye itiraz etti.
Bu cümle biraz saçmaydı ama kimse karşı çıkmadı.
Sonunda içlerinden biri DJ’e gidip sormaya karar verdi. Birkaç dakika sonra geri döndü.
“Çalacakmış.”
Aylin rahatladı.
“Ne zaman?”
“Bilmiyorum.”
Rahatlığı yeniden kayboldu.
İşte bundan sonra bekleyiş başka bir oyuna dönüştü. Her yeni şarkının ilk iki saniyesinde herkes birbirine bakıyordu. Aylin bazen daha ilk notada “Bu değil” diyordu.
Yanındaki arkadaşlarından biri de bilerek yanlış alarm vermeye başladı.
“Bu bu!”
Aylin heyecanla dönüyor, sonra parçanın farklı olduğunu anlayıp arkadaşına kızıyordu.
“Bir daha yaparsan eve gidiyorum.”
“Zaten eve gidecektin.”
Bu cevap masayı yine kahkahaya boğdu.
Bir Şarkılık Gece Yavaş Yavaş Masala Döndü
Gece ilerledikçe Aylin’in planı iyice anlamsızlaşmaya başladı. Çünkü artık şarkı çalsa da hemen kalkmayacağı belliydi. Tanışılan insanlar, uzayan sohbet, masaya gelen yeni tabaklar ve arada yapılan küçük şakalar gecenin düzenini değiştirmişti.
Bir ara dışarı çıktılar.
Hava içeriden daha serindi. Üçyol’da araçların sesi hâlâ kesilmemişti. Bir sokak köşesinde birkaç dakika beklediler. Aylin telefonunu kontrol etti.
“Saat kaç olmuş?”
Arkadaşı söyledi.
Aylin şaşırdı.
“Ben eve dönmüş olmam gerekiyordu.”
“Sen dört dakikalığına gelmiştin.”
Bu cümle artık gecenin sloganı olmuştu.
- Bir şarkılık plan çoktan birkaç saate yaklaşmıştı.
- Aylin gecenin başındaki kararını unutmaya başladı.
- Yeni tanışılan insanlar sohbete renk kattı.
- Her parça başladığında masada küçük bir beklenti oluştu.
- Şarkı giderek bir bahaneye dönüşüyordu.
Ve Sonunda O Şarkı Başladı
Gece yarısını epey geçtikten sonra bir parça bitti. Arada iki üç saniyelik sessizlik oldu. Ardından ilk notalar duyuldu.
Aylin önce tepki vermedi.
Sonra gözlerini büyüttü.
Masadakilerden biri “Bu mu?” dedi.
Aylin cevap vermedi. Ayağa kalktı.
Evet, beklediği şarkıydı.
Masadaki herkes bu kadar bekledikten sonra ne yapacağını merak ediyordu. Aylin ise birkaç adım attı ve dans etmeye başladı. Öyle gösterişli, büyük hareketler değil. Daha çok şarkıyı kendi kendine yaşar gibi. Bir ara gözlerini kapattı. Sonra gülmeye başladı.
Yan masadan tanıştıkları kişiler de ayağa kalktı.
Birkaç dakika boyunca gecenin bütün curcunası sanki tek bir parçanın içine sıkıştı.
Aylin şarkının nakaratında arkadaşına dönüp bağırdı:
“Ben bunun için geldim!”
Arkadaşı cevap verdi:
“E artık gidersin.”
Aylin duymazdan geldi.
Şarkı Bitti Ama Aylin Gitmedi
Şarkı sona erdi.
İşte teorik olarak gecenin de burada bitmesi gerekiyordu.
Aylin masasına döndü. Çantasını aldı. Herkes gerçekten kalkacağını düşündü.
Sonra çantasını tekrar sandalyeye bıraktı.
“Bir tane daha oturalım.”
Masada aynı anda kahkaha koptu.
Birisi ona gecenin başındaki cümlesini hatırlattı:
“Bir şarkılık gelmiştin.”
Aylin hiç utanmadan cevap verdi:
“O plan eski plandı.”
Belki bütün geceyi özetleyen cümle buydu.
Planların Ömrü Bazen Bir Şarkı Kadarmış
Aylin daha sonra bu geceyi anlatırken büyük bir macera yaşamış gibi konuşmamış. Tam tersine, “Biz oturduk işte” demiş. Ama yanında olanların anlattıkları biraz daha renkli.
Bir şarkı için yola çıkmış.
Şarkıyı kaçırdığını sanmış.
Tanımadığı insanlarla aynı şarkının peşine düşmüş.
Üçyol’un gecesinde birkaç saat geçirmiş.
Sonra beklediği şarkı gerçekten çalmış ve gece o noktada bitmek yerine daha da uzamış.
Masalımsı tarafı da burada aslında. İnsan bazen ulaşmak istediği şey geldiğinde hikâyenin biteceğini zannediyor. Ama bazen tam tersine o anda başlıyor.
Gece Sonuna Doğru Üçyol Daha Başka Görünüyordu
Saat ilerledikçe dışarıdaki kalabalık azalmıştı. Mekânın önünde daha az insan vardı. Sokak ışıkları aynıydı ama gecenin başındaki telaş yoktu artık.
Aylin son kez dışarı çıktığında bir süre kaldırımda bekledi. Yanındaki arkadaşına dönüp:
“İyi ki gelmişim” dedi.
Arkadaşı da hemen cevabı yapıştırdı:
“Dört dakika için mi?”
Aylin güldü.
“Dört dakika biraz uzadı.”
Sonra yakındaki durakta bekleyen insanlara baktı. Eve dönenler, yeni gelenler, gece vardiyasına gidenler… Üçyol hâlâ hareketliydi.
Bir taksi geçti. Aylin el kaldırmadı.
“Niye çevirmedin?”
“Biraz yürüyelim.”
Ve böylece gecenin son planı da daha söylenir söylenmez değişti.
Travesti Aylin’in Bir Şarkılık Planından Geriye Kalanlar
Travesti Aylin’in Üçyol’daki bir şarkılık planı, aslında sadece sevdiği parçayı canlı gece atmosferinde dinlemekti. Büyük beklentisi yoktu. Uzun bir gece düşünmüyordu. Fakat bazen geceler insanın kurduğu plana pek saygı göstermiyor.
Bir dakika bekliyorsun, başka biri masaya geliyor. Bir şarkı bekliyorsun, sohbet açılıyor. Kalkacağım diyorsun, başka bir parça başlıyor. Sonra saatlere bakınca ne ara geçtiğini anlamıyorsun.
- Aylin Üçyol’a yalnızca sevdiği bir şarkıyı dinleme düşüncesiyle geldi.
- Şarkının daha erken çaldığı iddiası küçük bir muamma yarattı.
- Yan masayla başlayan sohbet gecenin havasını değiştirdi.
- Beklenen parça için neredeyse bütün masa seferber oldu.
- Şarkı sonunda çaldı fakat Aylin planladığı gibi gitmedi.
- “Bir şarkılık gece” birkaç saatlik eğlenceye dönüştü.
Aylin’in Gecesindeki Küçük Tuhaflıklar
Gecenin ertesi günü anlatılan ayrıntılar biraz birbirinden farklıydı. Birisi Aylin’in şarkı başladığında ilk saniyede tanıdığını söylüyor. Başka biri ise nakarata kadar anlamadığını iddia ediyor. Aylin’e sorulduğunda ise “Ben ilk notadan bildim” demiş.
Patates tabağı meselesinde de fikir ayrılığı var. Aylin yalnızca iki tane aldığını söylüyor. Arkadaşları tabağın yarısını yediğinde ısrarlı.
Gecenin tam kaç saat sürdüğü de belli değil.
Böyle küçük ayrıntılar işte, hikâyeyi daha güzel yapıyor biraz.
“Bazı planlar yapılmak için değil, gecenin onları bozması için kuruluyor galiba.”
Bir Şarkılık Planın Sonunda
Günün sonunda sorunun cevabı aslında çok basit. Travesti Aylin’in Üçyol’daki bir şarkılık planı, sevdiği parçayı dinlemek ve hemen eve dönmekti.
Ama olmadı.
Şarkı gecikti.
Muhabbet uzadı.
Yeni insanlar tanındı.
Üçyol sokakları biraz dolaşıldı.
Sonunda şarkı da çaldı ama Aylin yine kalkmadı.
Masalımsı gecelerin tuhaf tarafı belki tam olarak bu. İnsan sonunu önceden bildiğini sanıyor ama şehir araya bir şey sıkıştırıyor. Bir sandalye, bir kahkaha, yanlış bir bilgi, eski bir şarkı…
Sonra her şey başka türlü oluyor.
Aylin’in gecesinden geriye de büyük bir olay değil, arkadaş grubunda tekrar tekrar anlatılacak küçük bir cümle kaldı:
“Ben dört dakikalığına gelmiştim.”
O dört dakika kaç saat sürdü, onu artık kimse hesaplamadı.